Basit öğe kaydını göster

Eskiköy, Hikmet
Özdoğan, Elif
2018-01-26T14:44:20Z
2018-01-26T14:44:20Z
http://hdl.handle.net/20.500.11834/3717
Bu görüşme, Doç. Dr. Betül İpşirli Argıt'ın Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde 2017 Bahar döneminde vermiş olduğu Tarih Usul ve Tenkidi isimli ders kapsamında yapılmıştır. Derse katılan öğrenciler tarafından gerçekleştirilen görüşme sayısı 6'dir.tr_TR
1941 yılında doğan Hikmet Eskiköy, nüfusa 1943 yılında kaydedildiğini söyler. 1939 yılında yaşanan Erzincan depreminden sonra dünyaya geldiğini aktaran Eskiköy’ün nüfus kağıdı o zamanlar nüfus memurları olmadığı için iki sene sonra çıkartılır. Daha sonra İstanbul’a gelir. Ulaşımın yaygın ve kolay olmadığı dönemlerde kamyonların kasalarıyla Kemah’tan İstanbul’a geldiği yolculuğa babası ve amcası ile trenle devam eder. Tahsil hayatının ilk üç senesi Kuledibi İlkokulu’nda geçer. 4. ve 5. sınıfta öğretmenlerinin tavsiyesi üzerine Şişhane’de Evliya Çelebi İlkokulu’na verilir. Bu okuldan mezun olduktan sonra hafızlığa başlar. Fakat hafızlığı bitiremeyince babası tarafından oto tamirciliğine verilir. Beyoğlu’nda ikamet ettiği dönemlerde gayrimüslim komşuları vardır. (01.50) Oturduğu apartmandaki tüm komşuları Yahudidir. Aile bireylerinin köyde olmasından dolayı Eskiköy’ü komşuları büyütür. Komşularının çocuklarından ayrılmadığından bahseden Eskiköy, oto tamirciliğine başladığı dönemde de onlardan ayrılmaz. O zamanlar Eminönü, İstanbul diye bilinir. (02.45) Gayrimüslim ve Yahudilerin dükkanları Mahmutpaşa’da dır. 1954-1955 seneleri arasında Mısır Çarşısı’nın arkasında fincancılar ve bakırcılar bulunur. (02.50-02.55) Çocukluk yıllarında takım elbiseli ve kravatlı olmayanlar Taksim ve Beyoğlu’na alınmaz. Buralar zabıta kontrolü altındadır. (03.20) Yahudilerin ve Müslümanların sinemaları ayrıdır. (03-35-50) 1955 yılında bir Rum bankacının yanına işe girer. Çeşitli işler yapar ve 1961 yılında evlenir. Taksim Caddesi’nde bir ustanın yanında tekrar işe başlar. Gayrimüslim olan ustasına büyük saygı duyduğunu söyleyen Eskiköy, ustasından sitayişle bahseder. Altı kişi çalıştıkları iş yerinde kimse kimsenin maaşını dahi bilmez. Ahlakı ve dürüstlüğü ustasından öğrendiğini dile getirir. (04.50-06.20) 1997-1998 yılları arasında emekli olur, dükkanı ustasının oğullarına devreder. Gayrimüslim olan komşularıyla ilişkileri gayet güzeldir. 6-7 Eylül olayları sırasında Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı iddiasının gayrimüslim halkı olumsuz etkilediğini söyler. Bu olaylar sebebiyle İstanbul’da ki tüm gayrimüslim dükkanlarına zarar verilir. (07.35) Dönemin siyasilerinden İsmet İnönü’nün gayrimüslimlere yönelik uyguladığı politikaları eleştiren Eskiköy, olayların hali hazırda kötü durumda olan ülke ekonomisini daha da kötü etkilediğini dile getirir. (8.35) Ülke ekonomisini çevirdiği söylenen nüfusa ait dükkanlar çoğunlukla Mısır Çarşısı’nın arkasındadır. Bu dükkanlarda her ürün bulunur. Dükkan sahiplerinden biri de Aker gömleklerinin sahibidir. (9.55) Babasının Galata Kulesi’nin hemen yanında bir kahvehanesi vardır. Bu mevkiye Kuledibi de denildiğini söyler. Ayrıca Tophane kısmına “Karabaş” dendiğini aktarır. (10.30) Daha çok Romenlerin yaşadığı Karabaş’ta komşuluk ilişkileri kuvvetlidir. Sözlerine Beyoğlu’nun eski halinin bozulduğunu dile getirerek devam eden Eskiköy, Musevi komşularının giyim kültürü hakkında bilgiler verir. Özellikle o dönemde Musevi kadınlar peçe takarlar. Renkli olarak tercih edilmeyen kıyafetler, gösterişsiz ve sadedir. (11.50) Başlarını kapamak için kullandıkları örtülerin arkasından saçları gözükse de yüzleri muhakkak peçe ile kapalıdır. (12.45) Bu kadınların içerisinde kendilerine has şapka takanlar da vardır. Beyoğlu’ndaki Müslüman kadınlar çarşaf giyerler. Çarşaf giyen halkın yaşadıkları bölgeler genellikle kalabalık olmayan sokak ve caddelerdir. (13.50) 1960 ihtilalinden sonra Müslüman kadınların giyimleri serbestleşir. Bu dönemden itibaren herkes istediği her şeyi giyebilme imkanı bulur. Bütün bunlara ek olarak Müslüman kadınların giyimlerinin günümüzdeki şekliyle olmadığını söyler. (15.40) Zamanla değişen tekstil endüstrisi sebebiyle toplumun giyim kültürü de değişir. İstanbul’a olan göçlerden dolayı şehrin yerlisinin kalmadığını söylenir. Halk kendi kültürüne göre mekanlara gider. (16.50) Mareşal Fevzi Çakmak’ın ölümüyle birlikte siyasi olumsuzluklar baş gösterir. (18.00) O dönemde ilkokulda okuyan Eskiköy’ün okulu öğle vaktinde aniden tatil edilir. Yine o esnada Galata Kulesi’nden sirenler çalmaya başlar, bayraklar yarıya iner. Beyazıt Cami’sinde kılınan cenaze namazının ardından üniversiteli gençlik ayaklanır. İktidarda İsmet İnönü hükümeti vardır. Üniversite gençliği radyolarda Çakmak’ın vefatı sebebiyle mehter marşının çalınmasını ve yas ilan edilmesini isterler. (18.30) Fakat bu istek kabul edilmez. Bunun üzerine radyo yayınlarını basarlar. Omuzlarda taşınarak Eyüp Sultan’a götürülen Çakmak’ın naaşı, yine aynı yerde defnedilir. Görüşmede o yıllara denk gelen siyasi olaylar anlatılır. (19.10) 1960 ihtilalinde babasının Yassı Ada’da görülen mahkemelere katıldığından bahseden Eskiköy, Menderes’in asılmasıyla ihtilalin bittiğini ekler. Değişen hükümetle birlikte ülkede siyasi sıkıntılar baş göstermeye başlar. Görüşmede anlatılan diğer bir siyasi olay da 1980 İhtilali’dir. (20.15) Erzincanlı General Hakkı Akansel’in Büyükşehir Belediye başkanı olmasıyla Dolapdere’deki esnaf dükkanlarından çıkartılır. (20.40) İhtilal bittikten sonra iktidara gelen Özal hükümetiyle memleketin feraha kavuştuğu dile getirir. Görüşmede Türk siyaseti hakkında detaylı bilgiler veren Eskiköy Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve ailesi ile ilgili anılarını anlatır. (21.35-22.00) 1940'lı yıllarda ülke ekonomisinde gıdalar çok ucuzdur. Alım gücü kısıtlı olsa da halk istediklerini alabilir. (23.20) Bahsedilen dönemin Menderes dönemine denk geldiği vurgulanır. Bülent Ecevit’in iktidarında gıda alımı zorlaşır. O dönem Ecevit’in esnafla zıtlaştığını düşünen Eskiköy, esnafa gıda stoğunun verilmediğini söyler. (24.05-24.30) Bunun yanı sıra şehirde su yokluğu yaşanır. Özellikle II. Abdülhamid döneminde şehre yaptırılan çeşmelerle halkın su ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. (25.30) Her mahallede bulunan çeşmelerden Hamidiye Suyu akar. Kuledibi’nde üç tane Galata Kulesi’nin dibinde ise günümüzde de varlığını sürdüren çeşmeler bulunur. (26.35) Gayrimüslimler ise çeşmelerden sakalar aracılığı ile yararlanır. Sakalar ve bidonlarla su almaya giden halkın çeşmesi ayrıdır. (27.40) Büyük Hendek Caddesi’nde ve Kuledibi’ne giderken Şişhane’de iki sinagog bulunur. O zamanlar her kesimin bir ikamet bölgesi vardır. Rumlar Nişantaşı ve çevresinde, Museviler Beyoğlu, Şişhane ve Galatasaray’da ikamet ederler. (29.10) Uzun yıllar gayrimüslimlerle komşu olan Eskiköy, farklı dinlerin bayramları hakkında bilgiler verir. Musevilerin dini bayramlarından birinde mutlaka hamurdan pideler yaptırılır. Delik şeklinde olan pidelerde tuz ve yağ olmaz. (30.00) Bu pideler Müslümanlara da dağıtılır. Müslümanların dini bayramlarında ise gayrimüslimler çok saygılıdır. Özellikle çocuklara bayram hediyeleri verirler. (31.10-31.20) Cumartesi günleri Museviler için önem arz eder. O gün elektrik yakılmaz, su açılmaz ve zeytinyağlı yemek yenilmez. (32.10-32.25) Çocukluk yıllarındaki anılarından bahsettiği kısımda mesire ve sayfiye yerleri hakkında detaylı bilgiler verilir. İstanbul’da sayfiye yeri yoktur. Kınalı, Burgaz; Rum ve Ermenilerin, Heybeliada ise Musevilerin sayfiye için tercih ettikleri yerlerdir. (32.45) Cevahir iş merkezinin olduğu yer, o zaman, otobüs ve tramvay durağıdır. Halk Gayrettepe’de bulunan dutluklara 10 kuruş karşılığında piknik yapmaya gider. Florya, Kanarya gibi deniz kenarlarına gidilmek isteniyorsa Karaköy’den Sarıyer’e olan vapur kullanılır. Sabahın erken saatlerinde hazırlanan erzaklarla yola çıkılır, toplu taşımanın gitmediği yerlere ise yürüyerek gidilir. (35.00-50) Görüşmede Atatürk’ün Zincirlikuyu Mezarlığı açılışında yaşadığı bir anı da anlatılır. (36.10-36.25) Çocukluk yıllarında köyde jandarmalar tarafından Kuran ve ezanın Arapça okunmamasına yönelik denetimler yapılır. (38.05) O dönemin şartları altında ezanın Türkçe okunduğunu dile getiren Eskiköy, Menderes’in iktidara gelmesiyle ezanın usulüne uygun olarak okunması talimatını verdiğini söyler. Bu talimatla beraber Sultanahmet Camii imamı Saadettin Kaynak, caminin altı minaresinden yarım saat boyunca Arapça ezan okur. (40.05-40.25).tr_TR
Betül İpşirli Argıttr_TR
text/plaintr_TR
turtr_TR
info:eu-repo/semantics/embargoedAccesstr_TR
Türkçe Ezantr_TR
Zincirlikuyu Mezarlığıtr_TR
Rumlartr_TR
Mesire Yerleritr_TR
Ermenilertr_TR
Bayramlartr_TR
Çakmak, Fevzitr_TR
Komşuluk İlişkileritr_TR
İnönü, İsmettr_TR
6-7 Eylül Olaylarıtr_TR
Galata Kulesitr_TR
Eminönü (Türkiye, İstanbul)tr_TR
Beyoğlu (Türkiye, İstanbul)tr_TR
Gayrimüslimlertr_TR
Yahudilertr_TR
Mısır Çarşısıtr_TR
Esnaflartr_TR
Menderes, Adnantr_TR
Gürsel, Cemaltr_TR
Baş, Salihtr_TR
Yassı Adatr_TR
80 İhtilalitr_TR
60 İhtilalitr_TR
Akansel, Hakkıtr_TR
Ecevit, Bülenttr_TR
Sultan II. Abdülhamidtr_TR
Hamidiye Suyutr_TR
Ekmek Karnesitr_TR
Çeşmelertr_TR
Sakalartr_TR
Erdoğan, Recep Tayyiptr_TR
Yıldırım, Binalitr_TR
Türk Siyasetitr_TR
Hikmet Eskiköy ile sözlü tarih görüşmesitr_TR
Görüşmetr_TR
1941, Erzincan; T.C.; Erkektr_TR
Türkiye, İstanbultr_TR


Bu öğenin dosyaları:

DosyalarBoyutBiçimGöster

Bu öğe ile ilişkili dosya yok.

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster

Bu veritabanı İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği Sözlü Tarih Araştırmaları Veritabanı ve İstanbul’un Mekansal ve Kültürel Çeşitliliğine Yönelik Uygulama Örnekleri Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçerik ile ilgili tek sorumluluk Bilim ve Sanat Vakfı’na ait olup İSTKA ve T.C. Kalkınma Bakanlığı’nın görüşlerini yansıtmamaktadır.

DSpace software copyright © 2002-2015  DuraSpace
Theme by 
@mire NV