Basit öğe kaydını göster

DanışmanOcakçı, Mehmet
YazarErin, İrem
Veri Giriş Tarihi2016-04-13T14:32:37Z
Veri Onay Tarihi2016-04-13T14:32:37Z
Yayın Tarihi2014
Künye BilgisiErin, İrem. Effects of ıdentity construction policies on urban space: Tatavla/Kurtuluş case. danışman Mehmet Ocakçı. İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2014.tr_TR
Handle Bağlantısıhttp://hdl.handle.net/20.500.11834/213
ÖzetThe purpose of this study is to find the reasons for loss of urban identity and urban decay, and to evaluate effects of identity building policies on loss of identity. Identity is a phenomenon which makes a city unique. Nowadays, it is a topic of discussion that unique cities are decreasing, and the number of cities which look alike are increasing. Accordingly, researches on place making and developing identity are increasing as well. On the contrary, cities which have powerful identities are vanishing. Thus, investigating reasons of identity loss in historical cities and increasing awareness on this issue are major objectives of this study. The study contains four chapters. In the first chapter, purpose, hypothesis, methodology and content of the study are introduced. The hypothesis of the study is that new policies for construction of identity cause loss of urban identity. The hypothesis is tested through a case Kurtuluş by comparing old and new maps, photos, evaluating old texts, getting experiences, making observations and interviews. In the second chapter, identity issue is handled in a large scope containing self identity, social identity, urban identity and construction of identity. The components of urban identity are investigated through theories of Ocakçı and Lynch; construction of identity is investigated through theories of Castells. According to these theories, components of urban identity are based on natural, built and social elements; forms of construction of identity are legitimizing identity, resistance identity and project identity. In addition to these sections, relationship of place and national identity policies are discussed via cases of Thessaloniki, Mostar and Kayseri. In the third chapter, theories are implemented to the district Kurtuluş, which is located partly in Şişli and partly in Beyoğlu. The reason for the choice of Kurtuluş is that it has a cosmopolitan structure, had a strong identity in the past, has been exposed to national policies, has lost its identity gradually and has not been studied comprehensively before. First, the location, urban development and political history related to old residents of Kurtuluş are introduced. Afterwards, elements of identity in former and current Kurtuluş are studied with comparisons. Later, policies which caused formation of and change in identity are investigated in three periods as Ottoman Empire, Early Republic, and after 1950s. As these periods are investigated, it seen that the national policies after 1950s have the major effect on urban decay in Kurtuluş. In the last section of the third chapter, interviews made by residents of Kurtuluş, who are from different ethnicities and have lived in 1960s and 1970s in the area, are evaluated. The interviews show that loss of identity has initiated with the dislocation of Rum locals, later it has accelerated by migration and rapid urbanization. Finally, in the last chapter, the results and findings are concluded.en
ÖzetGünümüzde küreselleşmenin diyalektik olarak yerelliğin yeniden üretilmesini tetiklediği göz önüne alındığında, kimlik ve alt kimlikler öne çıkmaktadır. Kimliklerin ön plana çıkması, kimlik bunalımı ve bu sorunun nedenlerini de gündeme getirmektedir. Kimlik sorunu, tüm dünyada ve özellikle Türkiye'de 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması, 1991'de Sovyetler Birliği'nin çökmesi ve Türk Dünyası oluşumunun ortaya çıkması, Soğuk Savaş'ın son bulması ve Yugoslavya'nın parçalanması, Avrupa Birliği'ne adaylık konusu ve uyum kriterlerinin ortaya çıkması, batılı güçlerin ve özellikle ABD'nin yeni emperyalist hamlelere girişmeleri gibi tarihsel gelişmeler sonucu ön plana çıkmış ve gündeme gelmiştir. Önceleri ulus devlet döneminde kentlerde yaşayan gruplar tek bir vatandaş kimliği altında birleşirken, özellikle 1990'lı yıllar sonrası küreselleşmenin sınırları yok etmeye başlaması ve ulus fikrini zayıflatmasıyla beraber bir yerellik patlaması yaşanmıştır. Daha önceki dönemlerde milliyetçiliğe dayanan vatandaşlık kavramı artık ulus altı kimlikler üzerinden inşa edilmektedir. Bunlara ek olarak, küreselleşmenin standartlaşma ve homojenleşme etkilerine tepki olarak özgün ve yerel olan güçlenmiştir. Yerellik ve alt kimlikler üzerinden kimlik bunalımını sorgulayan bu çalışmanın amacı; kentlerdeki kimlik kaybı sorunu ve köhnemenin nedenlerini bulmak, kimlik kaybında kimlik inşa politikalarının etkisini değerlendirmektir. Kimlik olgusunun kenti özgün kılan bir olgu olduğu, fakat günümüzde özgün kentlerin azaldığı ve birbirine benzeyen kentlerin çoğaldığı bilinen ve tartışılan bir sorundur. Bu bağlamda kimlik kazandırma üzerine araştırmalar ve çalışmalar artmaktadır. Fakat, bir yandan da mevcut olan ve güçlü kimliğe sahip kentsel mekanlar yok olmaktadır. Dolayısıyla, tarihi kentlerde kimlik kaybının nedenlerini sorgulamak ve bu konuda farkındalık yaratmak bu çalışmanın başlıca hedeflerindendir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmanın amacı, hipotezi, yöntemi ve kapsamı belirtilmektedir. Çalışmanın hipotezi yeni kimlik inşa politikalarının kentsel kimlik kaybına neden olmasıdır. Hipotez, çalışma alanı olan Kurtuluş üzerinden test edilmektedir. Kurtuluş semtinin çalışma alanı olarak seçilme nedeni, kozmopolit bir yapıya ve geçmişte güçlü bir kimliğe sahip olması, kimliğini günden güne kaybetmesi, kimlik inşa politikalarından etkilenmiş olması ve daha önce kapsamlı bir şekilde çalışılmamış olmasıdır. Hipotez Kurtuluş'un eski ve yeni haritalarının, fotoğraflarının karşılaştırılması, semtle ilgili eski metinler ve anı yazılarının incelenmesi, gözlem, deneyim ve derinlemesine görüşmelerin değerlendirilmesi metotları kullanılarak test edilmektedir. Derinlemesine görüşmeler, 1960 ve 1970'li yıllarda Kurtuluş'ta yaşamış altı kişi ile yapılmıştır. Bu şahıslar seçilirken, çeşitli etnik köken veya kültürden olmalarına dikkat edilmiş, böylelikle farklı bakış açıları değerlendirilmiştir. Derinlemesine görüşme soruları, yerleşme, göç ve aidiyet; gündelik hayat; imaj ve algı olmak üzere üç bölümden oluşmakta ve incelenmektedir. İkinci bölümde, çalışma sınırları dahilinde kimlik olgusu, bireysel kimlik, toplum kimliği, kent kimliği, kimlik inşa politikaları olmak üzere geniş kapsamlı olarak ele alınmaktadır. Kent kimliğini oluşturan elementler Ocakçı'nın ve Lynch'in teorileri üzerinden, kimlik inşa çeşitleri ise Castells'in teorileri üzerinden ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu teorilere göre, kent kimliği doğal çevreden, yapılaşmış çevreden ve sosyal çevreden kaynaklanan elemanlardan oluşmaktadır. Doğal çevreden kaynaklanan kimlik öğeleri topografya, iklim, su öğesi, toprak yapısı, bitki örtüsü, jeolojik yapısı olarak çeşitlenmekte; yapılı çevreden kaynaklanan kimlik öğeleri konum, form ve görüntü, işlev, anlam gibi alt başlıklarda incelenmekte; sosyal çevre kaynaklı kimliğin bileşenleri ise demografik yapı elemanları, kurumsal yapı elemanları, kültürel yapı elemanları olarak sınıflandırılmaktadır. Kimlik inşası olgusu, meşrulaştırıcı kimlik, direniş kimliği ve proje kimlik olmak üzere aktörleri, amaçları ve sonuçları açısından çeşitlenmektedir. Kavramsal çerçeve içerisinde, bu teorik anlatımlara ek olarak, mekan ve milli kimlik inşa politikalarının ilişkisi Selanik, Mostar ve Kayseri örnekleri üzerinden tartışılmaktadır. Üçüncü bölümde, teorik bilgiler kısmen Şişli ve kısmen Beyoğlu ilçelerinde yer alan Kurtuluş semti üzerinden değerlendirilmektedir. Öncelikle semtin yeri, kentsel gelişimi ve bu semtin sakinlerini etkileyen politik tarih ile çalışma alanı tanıtılmaktadır. Kurtuluş eski adıyla Tatavla, Şişli ilçesinde iskana açılan ilk bölgedir ve yaklaşık 470 yıllık bir tarihe sahiptir. Semtin ilk sakinleri Kanuni Sultan Süleyman döneminde Ege adalarından gemi yapımında çalıştırılmak üzere getirilen Rum esirlerdir. Kaptan-ı Derya korumasında olan bu bölge, İstanbul Rumları'nın da buraya yerleşmesi ile Aya Dimitri Kilisesi etrafında hızla gelişmiştir. 18. yüzyılın sonlarına doğru Kurtuluş'ta yaşayan Rumların sayısı yaklaşık 20.000'i bulmuş ve talep üzerine bölgeye yabancıların girmesini yasaklayan ferman verilmiştir. 1902 yılında kimi tüccar İngiliz aileleri İngiliz Hükümeti'nin önerisiyle Kurtuluş'a yerleştirilmiştir. İlerleyen yıllarda semte, Ermeni ve Yahudiler de yerleşmiştir. Kurtuluş böylece kozmopolit bir yapıya ve özgün bir kimliğe sahip olmuştur. Kentin kimliğinin yok olmasındaki büyük etkenler, semtte çıkan yangınların yanı sıra, 1955 yılında 6-7 Eylül olayları, 1964 yılında Yunan uyruklu halkın gönderilmesi ve 1970 yılında Kıbrıs Harekatı sonrasında semtteki yerel halkın azalması ve göçlerin artmasıdır. Bu bölümde ayrıca Kurtuluş'un eski ve yeni kimlik öğeleri karşılaştırılmalı olarak tartışılmaktadır. Bir sonraki aşamada, semtin kimliğinin oluşmasına ve değişimine neden olan politikalar, Osmanlı Dönemi, Erken Cumhuriyet Dönemi ve 1950 sonrası dönem olmak üzere üç dönemde incelenmektedir. Bu dönemler incelendiğinde kentsel köhnemenin en çok 1950 sonrası milliyetçi politikalar sonucu meydana geldiği görülmektedir. Son olarak, 1960'lı ve 1970'li yıllarda Kurtuluş'ta yaşamış farklı etnik kökene sahip kişilerle yapılan görüşmelerde görülmektedir ki semtteki kimlik kaybı semtin eski sakinleri Rumlar'ın gitmesi ile başlamış, göç ve çarpık kentleşmenin etkisi ile hızlanmıştır. Son bölüm olan sonuç bölümünde ise, varılan sonuçlar ve elde edilen bilgiler tekrar değerlendirilmektedir. Tüm bu verilerin ışığında yeni kimlik inşa politikalarının kentsel kimlik kaybına neden olduğu doğrulanmaktadır. Kurtuluş örneğinde, kentsel köhnemeye neden olan yangınlar, göç, hızlı kentleşme gibi birtakım alt nedenler var olmasına rağmen, asıl neden meşrulaştırıcı kimlik politikaları ile açıklanmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, tarihi kentlerde kimlik kaybının nedenlerini anlama açısından önemlidir. Ayrıca, kent kimliğinin korunması konusunda farkındalık artırmayı hedefleyen çalışma, etnik çeşitlilik ve kültürel zenginliğin de önemine dikkat çekmektedir. Kent kimliğinin çözümlenmesi ve incelenmesi bağlamında bu çalışmanın koruma projeleri ve araştırmalarına katkısı bulunabilir. Ocakçı ve Lynch'in teorilerinin analiz aşamasında kentsel tasarım ve şehir planlama projelerinde uygulanması ile kimlik tespiti ayrıntılı olarak yapılabilir. Bunun sonucunda kentsel koruma projelerinde, kollektif belleği canlı tutmak adına kaybedilmiş kimlik elemanları hatırlatıcı ögelerle sergilenebilir; erozyona uğrayan değerler için önlemler alınabilir ve restorasyon çalışmaları yapılabilir; korunan değerler ise tasarım kararları yardımı ile vurgulanabilir.
Dilengtr_TR
Erişiminfo:eu-repo/semantics/embargoedAccesstr_TR
Anahtar KelimelerEtnik Kimliktr_TR
Anahtar KelimelerMilli Kimliktr_TR
Anahtar KelimelerSosyal Kimliktr_TR
Anahtar KelimelerSociology
Anahtar KelimelerEthnic Identity
Anahtar KelimelerNational Identity
Anahtar KelimelerSocial Identity
BaşlıkEffects of identity construction policies on urban space:Tatavla/Kurtuluş casetr_TR
Diğer BaşlıkKimlik inşa politikalarının kent mekanına etkisi:Tatavla/Kurtuluş örneğitr_TR
Yayın TürüYüksek Lisans Tezitr_TR
Üniversite/Enstitü/Bölümİstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsütr_TR
Yazar IDTR199224tr_TR


Bu öğenin dosyaları:

Thumbnail

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster

Bu veritabanı İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği Sözlü Tarih Araştırmaları Veritabanı ve İstanbul’un Mekansal ve Kültürel Çeşitliliğine Yönelik Uygulama Örnekleri Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçerik ile ilgili tek sorumluluk Bilim ve Sanat Vakfı’na ait olup İSTKA ve T.C. Kalkınma Bakanlığı’nın görüşlerini yansıtmamaktadır.

DSpace software copyright © 2002-2015  DuraSpace
Theme by 
@mire NV